| 12 Temmuz 2007, 00:21:19 |
|
|
 |
|
|
Suskunluk hüznün rengidir gözlerde. Hüzün ki silinmez bir daha Yerleşirse gözbebeklerine... Anlat, Susma acılarını. Paylaşmaktır en çok yakışan acılara Nasıl ki çoğalırsa sevinçler paylaşıldıkça Acılar da eksilmez yürekte gizlenirse... Anlat, Sustukça çareler çıkmaz yollara girer. Gönül ırmakları kurur, Susuz kalır umudun Ceylanları Yağmurlar yağmaz, Bulutlar küser göğüne... Anlat, Kederler büyür sessizlikte. Mevsimler bile döker içini Yağmurla, Karla, Rüzgârla söyler, kendi dilince...
Hep son cümlelerde kavuştum sana.. Dinlemeliydim,gözlerimi ayırmadan gözlerinden.. Senden sonra çok okudum yazdıklarını.. Anlamasına anladım da, artık çok geç(ti)..
Hep geç kalınmış zamanlarda buldum kendimi.. Ne vakit yere bir kibrit atsam, neden sebepsiz yaktığımı düşündüm.. Oysa son pişmanlık kimseye fayda vermedi.. Şimdi ömrümü yakarak gidiyorum.. Geriye baktığında göremeyecek kimse beni.. Tutulmamış, hatta hiç vaad edilmemiş sözler gibi unutulup gidieceğim.. Bir zaman aralığında ve zamansız ilerliyor saatler.. Artık bana boş yaşama dair tüm hevesler.. Savaşımı kaybettim ben çoktan.. Savaştım ve bitti! Öykünün başı, sonu ve hepsi bu.. Gidiyorum aslında, her nekadar aldırmasanızda.. Kendimden bilerek ölümümü.. Bir cinayet diyebilirsiniz buna.. Masum bir ruhu katlettim ben.. Ellerimde günahlar.. Kalbimde haram bir ölüm dokusu.. Silinmeliyim akıllarda ki tüm zaman diliminden.. Söylenecek ne kadar sözüm varsa yuttum.. Paylaşılacak ne kadar acı varsa, içime gömdüm.. Ve aşk adına attığım tüm adımlarımı geriye saydım.. Şimdi bir metre kefenden ibaret ihtiyacım.. Toprak beni alır koynuna.. Utanırım cesedimden.. Varsın kayıp bilsinler.. Zaten çoktan kaybedildim ben..
"Kimseyi bir zerre üzecek kadar mutlu olmadım ben.." ... Ne olur dön, ne olur! İhtiyacım var sana.. ... Sahipsiz bırakılmış muhabbet kuşları gibiyim sokkalarda,üşüyorum.. Bu özgürlüğe alışkın da değilim.. Pencerenin arkasından hep hoş gelirdi ya.. Öğrenmek istediğim bu değildi.. Ben sadece uzaktan bakıp, hayal kurmayı sevdim.. Ayak bileklerimden çekiyor bir cesed.. Yürüyemiyorum, her adımda devriliyorum.. Biri kurtarsın beni bu ölümden.. Paçalarıma yapışan bu telaş bana ait değil.. Bu kokuyu sevmedim hiç ben.. Güzel günlerim yok mu? Ya da güzel günlerde ben yok muyum? Yaşamalıyım.. Uzatın ellerinizi.. Nerdeyim ben? Bu kader kimin?
|
|
|
|
Logged
|
BnDe BöYLe SaLLaNMak YaĞMuR aLTıNDa ıSLaNMaK [color=#00a6f
|
|
|
esrar gözlü Nickli Üyemize Teşekkür Eden Kullanıcı:
|
premier2
(16 Kasım 2008, 20:41:04) |
|
| 11 Kasım 2008, 01:25:34 |
|
|
 |
|
|
emeğine sağlık
 Yalnızlık Oturdum üstüne çıkmıyorum seninde çıkarmaya niyetin yok. Hazan mevsiminden kalkma vakti gelmedi mi ayağa. Kendine bir kendin çizmek için kalemi eline al. Hadi bırak kırıklıklarını kalk yerinden. Bensiz bir sabah uyan artık.
Kaçış Kalkacak bir sebep söyle. Nasıl bitireceğim içimdeki son baharı. Dökülecek mi kurumayan yapraklar. Dinecek mi bu yalnızlık Senin kadar farkındayım bunun böyle gitmeyeceğinin. Yapıştırmışım üstüme çıkmıyor, çokta niyetli değilim bırakmaya.
Yalnızlık Sıkıldım artık senle olmaktan Hadi bırak beni gideyim başka diyarlara Başka birinde konaklayım biraz Bir yol çiz kendine, mavi olsun, İçinden ben geçmeyim yakıştırmıyorum maviyi kendime Uğramayayım senin topraklarına bir daha Kır zincirlerimi, özgür kalayım
Kaçış Çizdiğim yolların sonunu biliyorsun Sonları bir uçurumdu onların, hep düştüm aşağı, komalarda geçti ömrüm Söyle seni niye azat edeyim, yakıştırıyorum kendime.
Yalnızlık Doğru yol orda bir yerde. İçinde hendekler, virajlar var biraz cefalı bir yol. Sonu uçurum da olsa düşmeyi de öğrenmelisin doğrusunu bulana kadar. Yürümeye başla hadi çocukların ilk adımları gibi olsun. Kapı eşiklerinde düş ve kalk yeniden. Düşeceksin ama orda kalmayacaksın Yürüyeceksin yine düşeceksin ama yılmayacaksın Çok sıkıldım bırak beni
Suskunluk Her şeyden kaçsan kendinden kaçabilir misin? Sustursan söyleyeceklerini içindekileri sustura bilir misin? Bana sığınmakla sarabilir misin yaralarını? Nereye kadar susa bilirsin. Benle daha ne kadar yapabilirsin ya da ben senle ne kadar kalırım bir gün bende konuşacağım o zaman kime sığınacaksın. Susturma içindekileri. Haykır bitsin sessiz çığlıkların, taşımayayım akıttığın zehri
Kaçış Konuştum ne oldu? Anlata bildim mi hissettiklerimi. Anlamak istediler mi dillendirdiğim aşkı. Dinlediler mi hiç canı gönülden. Hep susturmadılar mı konuşmalarımı. Boğazıma ilmikler geçirmediler mi. Boğmadılar mı masum kelimeleri. Kaçışlarım kendimden, susturdum söyleyecekleri mi?
Suskunluk Anlatmaktan vazgeçmemelisin, yılmamalısın. Öksüz bırakmamalısın kelimelerini. Sansürlere yenik düşmemeli dilin. Suyun yatağını bulması gibi akıt yavaş yavaş. Hadi konuş susma.
Kaçış Ne anlatacak bir söz ne söylenecek bir kelime kaldı bende. Vazgeçişlerde yüreğim. Kendimden geçmişim Kendimden kaçmışım daha ötesi var mı?
Yalnızlık ve Suskunluk En kötüsü. Kendi çaresizliğini kendinin yaratması. Duvarlar örmüşsün etrafına. Kimseyi almıyorsun içeri. Girmek isteyenleri de elinle iteliyorsun Çıkmayacak isteyeceksin bir gün. Bakmışsın Vurmuşsun dibe Duyuramayacaksın sesini kimseye Çığlıkların karşılıksız kalacak Kocaman bir kalabalığın içinde yalnızlıktan kaçarken yalnız olduğunu anlayacaksın Haykıracaksın susturduklarını kimseler ses vermeyecek Yak kalk yeniden başla bir yerden ya da kal olduğun yerde. alıntıdır
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Hazan Nickli Üyemize Karma Veren 2 Kullanıcı:
|
premier2
[+](16 Kasım 2008, 20:41:20), HaZaNYeLi
[+](14 Kasım 2008, 00:32:57) |
| |
| | |