|
|
 |
|
|
SANA BENZİYORUM
Akşamı buyur ettiğimiz dakikalar Saat yalnızlığı vuruyor. Ben, ağlamamaya çalışıyorum, Sen, “Neden sustun?” diye soruyorsun.
Açık unutulmuş çeşmelerde, sevgin Buğday buğday başaklarda, tenin Soyadımın başında, ismin Çingenelerce okunacak fallarda...
Avuçlarım ıslanmıyor diye, Tükürüyorum içine (sevdanın). Derken bir el çekiyor beni, Birdenbire sırılsıklamım. “Aşktır bu, aldırma” diyorsun, Biliyorsun madem, neden gidiyorsun?
Çatladıkça dudaklarım, ellerin Islandıkça yanaklarım, gözlerin Üşüyüp titredikçe, bedenin Çarpar durur zihnimin duvarlarına...
Biliyorum, Dönmeyeceksin! Geride, söylediğimiz şarkılar kalacak, Dinledikçe sonraları ıslanacak yanaklarımız. Geride, bu şiir böyle boynu bükük kalacak, Biliyorum, Dönsen de, Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!
Üşürken sokak kedileri, sıcaklığın Titrerken kavaklar, ağlamaklılığın Savrulurken gençliğim, çıplaklığın “Yasak” diye yazılacak şarkılarıma...
Sigarayı senin gibi, art arda yakıyorum, Senin sevdiğin gibi demliyorum çayımı. Kendime senin gözlerinle bakıyor, Senin gibi, sevmiyorum! Umudu yarına erteleyişim, Yarını umutla bekleyişim senden kaldı. Her şeyimi yüreğime yükleyişim senden, Ne kaldı ki geriye benden? Aynalara bakmaktan korkuyorum, Sanki, günden güne sana benziyorum!
Yüreğimde pıt pıt atan, sen Özlemlerimi fitilleyen, sen Dün, bugün, yarın, sen Bil(sen) neler neler öğrettin bana SENNN
|