Galeria Forum Paylaşım ve Bilgi Platformu
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
23 Kasım 2008, 21:15:49


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: Bu Kadar Sevebilir Misiniz?
Cevap SayisiCevap Sayisi: 2 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 271 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]   Aşağı git
 
Gönderen Konu: Bu Kadar Sevebilir Misiniz?  (Okunma Sayısı 271 defa)
 
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Selam
Bu mesaj sinir bozucu dimi ?
Neden Bir Mesaj Atıp Bundan Hemen Kurtulmuyorsun?
16 Aralık 2006, 17:56:44
Üye Bilgileri Çirkin Kral

Administrator
*

iLerLeme


Açtigi Konular:851
Rep Puanı 18
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Üye ID: 5

Kayıt tarihi 02 Aralık 2006, 01:48:34

Nerden: istanbul incesu city
Yaş: 25
Mesaj Sayısı: 1.935


127 Mesajına Toplam
165 Kere Teşekkür Edildi

18 Mesajına Toplam
18 Kere Karma Verildi


Durumum:



Bu Kadar Sevebilirmisiniz ?...


Biraz uzun gibi ama kesinlikle okurken farkına varmadan bitirmiş olacaksınız....


Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez.... Biri tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç... Birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları biraz zaman aldı ama sonunda başrdılar. İkisi de her sabah otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında. Delikanlı arkadaşında kaldığı için o duraktan binmişti otobüse, kız ise ablasında.... Sırf birbirilerini görebilmek için, her sabah erkenden evlerinden çıkıp, şehrin öbür ucundaki o durağa, onların durağına geldiklerini, gülerek itiraf ettiler bir süre sonra...

Okullarını bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem de çok mutlu... Bazen işsiz, bazen parasız kaldılar ama öylesine sıkı kenetlenmişti ki yürekleri ve elleri hiçbir şeyi umursamadılar. Ayın sonunu zor getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir mimar olduklarında da hep mutluydular. Zaman aşımına uğrayan, alışkanlıklara yenik düşen, banka hesabında para kalmadığı için ya da tam tersine o hesabı daha da kabarık hale getirmek uğuruna bitip-tükeniveren sevgilerden değildi onlarınki... Günler günleri, yıllar yılları kovaladıkça sevgileri de büyüdü, büyüdü... Tek eksikleri çocuklarının olmamasıydı. Zorlu bir tedavi sürecine rağman çocuk sahibi olmayınca, "bütün mutlulukların bizim olmasını beklemek, bencillik olur" diyerek devam ettiler hayatlarına. Çocuk yerine, sevgilerini büyüttüler... "Senin için ölürüm" derdi kadın, sımsıkı sarılıp adama ve adma "Hayır, ben senin için ölürüm" diye yanıt verirdi hep...

Bazen eve geldiğinde, aynanın üzerinde bir not görürdü kadın, "Bir tanem, kütüphanenin ikinci rafına bak...." Kütüphanenin ikinci rafında başka bir not olurdu, "Mutfaktaki masanın üzerine bak ve seni çok sevdiğimi sakın unutma" Mutfaktaki masadan, salondaki dolaba sevgi dolu notları okuya okuya koşturan kadın, sonunda kimi zaman bir demet çiçek, kimi zaman en sevdiği çikolatalar, kimi zaman da pahalı armağanlarla karşılaşırdı... Aldığı hediyenin ne olduğu önemli değildi zaten....

Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, işleri ne kadar yoğun olursa olsun hep birbirlerine ayıracak zaman buluyorlardı bulmasına ama kırklı yaşların ortalarına geldiklerinde, daha az çalışmaya karar verdiler. Adam, hastaneden ayrıldı ve muayenehanesinde hasta kabul etmeye başladı. Kadın da mimarlık bürosunu kapadı ve sadece özel projelerde görev aldı.
Artık daha fazla beraber olabiliyorlardı. Bir gün sahilde dolaşırken, harap durumda bir ev gördü kadın, üzerinde "satılık" levhası asılı olan. "Ne dersin, bu evi alalım mı?" dedi adama. "Bu viraneyi yıktırır, harika bir ev yaparız. Projeyi kafamda çizdim bile. Kocaman terası olan, martıları kahvaltıya davet edeceğimiz bir deniz evi yapalım burayı..." "Sen istersin de ben hiç hayır diyebilirmiyim?" diye yanıt verdi adam. "Amerika'daki tıp kongresinden döner dönmez ararım emlakçıyı... Kaç para olursa olsun, burası bizimdir artık...."

Sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde, ayrılmaları zor oldu adam Amerika'ya giderken. Her gün, her saat konuştular telefonla.
Gözyaşları içinde kucaklaştılar havaalanında. Fakat birkaç gün sonra, kocasında bir tuhaflık olduğunu fark etti kadın. Eskisi kadar mutlu görünmüyor, konuşmaktan kaçınıyordu. Onu neşelendirmek için, sahildeki evi hatırlattı ve çizdiği projeyi verdi kadın ama hiç beklemediği bir cevap aldı: "Canım, o ev bizim bütçemizi aşıyor. Sen en iyisi o evi unut..."

Mutsuzluk, mutluluğun tadına alışmış insanlara daha da acı, daha da çekilmez gelir. Kadın, hiç sevmedi bu beklenmedik misafiri. Derdini söylemesi için yalvardı adama, "Senin için ölürüm, biliyorsun, ne olur anlat" diye dil döktü boş yere... Yıllardır sevdiği adam, duyarsız ve sevgisiz biriyle yer değiştirmişti sanki. Ona ulaşmaya çalıştıkça, beton duvarlara çarpıyordu kadın, her çarpmada daha fazla kanıyordu yüreği...

Bir gün, çocukluğunun, gençliğinin ve bütün hayatının birlikte geçtiği arkadaşına dert yanarken, "Artık dayanamıyorum, sana söylemek zorundayım" diye sözünü kesti arkadaşı. "O, seni aldatıyor. İş yerimin tam karşısındaki restoranda genç bir kadınla yemek yiyiyor her öğlen. Sonra sarmaş dolaş biniyorlar arabaya...." "Sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu yalanları" diye bağırdı kadın. Onca yıllık arkadaşını, kendisini kıskanmakla suçladı.... Ertesi gün, öğle vakti o restoranın hemen karşısında bir köşeye sindi sessizce ve peri masallarının sadece masal olduğunu anladı... Kocasının eskiden aynı hastanede çalıştığı genç çocuk doktorunu tanıdı hemen. Bazen evlerinde ağırladıkları kadına nasıl sarıldığını gördü adamın...

Akşam kocası eve gelir gelmez, bazen bağırıp, bazen ağlayarak, bazen ona sımsıkı sarılıp bazen de yumruklayarak haykırdı suratına her şeyi. İnkar etmedi adam. Zamanla duyguların değişebildiği, insanların orta yaşa geldiklerinde farklılık aradığı gibi bir şeyler geveledi ağzında ve bavulunu alıp gitti evden. Kapıdan çıkarken, "son bir kez kucaklamak isterim seni" diyecek oldu ama kadın, "defol" dedi nefretle...

İlk celsede boşandılar... Modern bir aşk hikayesinin böyle son bulmasına
kimse inanamadı. Arkadaşlarının desteğiyle ayakta kalmaya çalıştı kadın.
Adamın, sevgilisiyle birlikte Amerika'ya yerleştiğini öğrendi. Bazen yalnız kaldığında, onu hala sevdiğini hissedince, ağlama nöbetleri geçiriyor, aşkın yerini, en az onun kadar yoğun bir duygu olan nefretin kalması için dua ediyordu.


Aradan bir yıl geçti... Her şeyin ilacı olduğu söylenen zaman bile, kadının derdine çare olamamıştı. Bir sabah, ısrarla çalan zilin sesiyle uyandı. Kapıyı açtığında, karşısında o kadını gördü. "Sen, buraya ne yüzle geliyorsun" diye bağırmak istedi ama sesi çıkmadı. "Lütfen, içeri girmeme izin ver, mutlaka konuşmamız gerekiyor." dedi genç kadın. Kanepeye ilişti ve zor duyulan bir sesle konuşmaya başladı: "Hiçbir şey göründüğü gibi değil aslında. Çok üzgünüm ama o bir saat önce öldü. Geçen yıl Amerika'daki kongre sırasında öğrendi hastalığını ve yaklaşık bir senelik ömrü kaldığını. Buna dayanamayacağını, hep söylediğin gibi onunla birlikte ölmek isteyeceğini biliyordu. Seni kendinden uzaklaştırmak için, benden sevgilisi rolünü oynamamı istedi. Ailesine de haber vermedi. Birlikte Amerika'ya yerleştiğimiz yalanını yaydı. Oysa ilk karşılaştığınız otobüs durağının karşısında bir ev tutmuştu. Tedavi görüyor ve kurtulacağına inanıyordu ama olmadı. Gece fenalaşmış, bakıcısı beni aradı, son anda yetiştim. Sana bu kutuyu vermemi istedi..." Gözlerinden akan yaşları durduramayacağını biliyordu kadın. Hemen oracıkta ölmek istiyordu. Eline tutuşturulan kutuyu açmayı neden sonra akıl edebildi. İtinayla katlanmış bir sürü kağıt duruyordu kutuda. İlk kağıtta, "Lütfen bütün notları sırayla oku bir tanem" diyordu... Sırayla okudu; "Seni çok sevdim", "Seni sevmekten hiç vazgeçmedim", "Senin için ölürüm derdin hep, doğru söylediğini bilirdim." "Fakat benim için ölmeni istemedim" "Şimdi bana söz vermeni istiyorum." "Benim için yaşayacaksın, anlaştık mı?" son kağıdı eline alırken, kutuda bir anahtar olduğunu gördü kadın... Ve son kağıtta şunlar yazılıydı:

"Sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre yaptırdım. Kocaman terasta martılarla kahvaltı ederken, ben hep seni izliyor olacağım...."



Logged

Yaşamın kaynağı Sevgiyse Eğer,Sevgi Mutluluk
Mutluluk Paylaşmak, Paylaşmak Dostluk,Dostluk Hatırlanmak,Hatırlanmak Unutulmamaksa Eğer,
Demekki Sevilmişiz.....Çirkin Kral....
Çirkin Kral Nickli Üyemize Teşekkür Eden Kullanıcı: tugba_80 (07 Ağustos 2008, 12:27:22)
20 Ekim 2008, 17:15:32
Üye Bilgileri -*-MeRVe-*-

Moderatör
*

iLerLeme


Açtigi Konular:261
Rep Puanı 25
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Üye ID: 15554

Kayıt tarihi 24 Eylül 2008, 16:22:06

Nerden: istanbul
Yaş: 15
Mesaj Sayısı: 2.534

en eski üye


24 Mesajına Toplam
25 Kere Teşekkür Edildi

23 Mesajına Toplam
24 Kere Karma Verildi


Durumum:


doğruyu sölemek gerekirse sevemem aslında.
Logged

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
20 Ekim 2008, 17:22:33
Üye Bilgileri LaPiNYa

Kral Üye
*****

iLerLeme


Açtigi Konular:57
Rep Puanı 24
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Üye ID: 1189

Kayıt tarihi 24 Eylül 2007, 02:54:16

Nerden: istanbul
Mesaj Sayısı: 2.379


14 Mesajına Toplam
18 Kere Teşekkür Edildi

18 Mesajına Toplam
18 Kere Karma Verildi

WWW
Durumum:


adam bence dogru seyi önermis kadina ama bence ölümü bile birlikte paylasmalari gerekirdi, adam karisina dogruyu sölemeliydi 
Logged

υ¢υм уσк вυ¢αğıм уσк
ѕαкℓıм∂αѕıη єу уαя нαвєяιη уσк
Etiket:
Sayfa: [1]   Yukarı git
 

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Rio karnavalına gitmek ister misiniz? Anketler Serkan_06 13 491 Son Mesaj 17 Haziran 2008, 11:07:00
Gönderen: gülSHEn
Ne kadar uyumalıyım? Sağlıklı Yaşam seviyorum 1 291 Son Mesaj 27 Temmuz 2007, 20:56:58
Gönderen: CuИiKaИ
Kendini Aşik Sananlar((bakin Bakalim Gerçekten Aşik Misiniz??)) Aşk Şiirleri SpawN_ 8 540 Son Mesaj 10 Haziran 2008, 09:42:27
Gönderen: manyakdoktor12
Acaba Benide Aranıza Alabilir misiniz? Hoşgeldiniz! Buyurun Tanışmaya HasretGuLu 4 149 Son Mesaj 20 Ocak 2008, 22:23:04
Gönderen: HasretGuLu
5 cm uzamak ister misiniz? Sağlıklı Yaşam gülSHEn 2 87 Son Mesaj 24 Temmuz 2008, 15:26:38
Gönderen: gülSHEn
Smf Kardesligi.Com
smf.gen.tr araciligi ile SMF kullanan siteler arasinda yaptigimiz SMF Kardesligi listemizi görmek ister misiniz?

Bu site SM Forumlar Birliginin Üyesidir
www.galeriaforum.com ==> Paylasim ve Bilgi Platformu <== www.forumgaleria.com

index|Site Map|Sitemap | Arsiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Site Haritasi / Sitemap
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


Her hakkı saklıdır.
Soru ve sorunlarınız için admin@forumgaleria.com adresinden ulaşabilirsiniz..
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM
Psp Oyunlari | Ödev Ve Tez Arsivi | Pc Oyunlari | Program Download